bir de böyle mi denesek?

23 Aralık 2019, Çankırı.

Saat on biri geçmiş biraz. Yenice oturdum bilgisayarın başına. Biraz geç davranmışım gibi duruyor ama boş yapmadım sabahtan. Anca oturdum işte. Sabah kalktığımda babam kahvaltıyı hazırlamıştı zaten. Annemin dersleri erken başlıyor bazı günler, ben kalkamadan gitmiş oluyor. Sekiz kırk gibi çocukları gönderip mutfağı topladıktan sonra gün başlıyor aslında babamla bana. Birkaç gündür stadyuma yürüyüşe gidiyoruz evde çürümekten korktuğumuz için. İyi de oluyor doğrusu. Zaten evde kalsak çürümemiz işten bile değil. Hele de bu kafalarla... Neyse işte eve gelip duş aldıktan sonra bir sütlü kahve yaptım. Bir de öğlen için pilav yaptım falan filan derken saat olmuş on bir bilmem ne. Bir de kış, gündüzlerimizi fare gibi kemiriyor. Günler ellerimizde ufalanıp gidiyor işte.

Yine de iyiyim. Yani iyi olduğumu, hele eskisine göre bayağı iyi olduğumu düşünüyorum. Bu iyi olduğum düşüncesi çok şerefsizdir, beni ne zaman terk edip gideceği hiç belli olmaz. Hal böyle olunca ben de o bir yerlere kaybolup gitmeden etinden sütünden faydalanayım diye bir şeyler yapayım diyorum. Umarım yaparım. Doğrusu alacalı bulacalı, günlük olarak kullandığım zavallı defterime çok uzun zamandır yazmıyorum ve biraz da ona karşı duyduğum suçluluk duygusundan buraya sığındım, hazır olunca ona yaptığım bu pisliğe rağmen onunla yüzleşeceğim ama bir süre buralarda takılayım diyorum. Bir şekilde motive olmayı ve ders çalışmayı hedefliyorum. İşte ne bileyim bir de böyle deneyeyim bari. Bir çeşit sınava hazırlık dönemi günlüğü gibi bir şey olsun bu da. Tabi ne kadar devam ederim çok kestiremiyorum ama deniyorum işte.

Bu böyle beleş keleş bir giriş bölümü olsun. Bir sonraki sefer daha adam gibi bir şeyler yazmaya çalışacağım. Hadi sağlıcakla..


>>>         

Yorumlar