mart gelir
2 Mart 2020, Çankırı.
Doğrusu başta bunun derslerle ve çalışmakla ilgili bir günlük olacağını yazdığım için ve gitgide konuyu dağıttığım için (her zamanki gibi, odağımı hep kaybediyorum) alttan alta bir eleştiri aldım sanırım. Yani ben öyle anladım, bilemiyorum. Farkındaysanız son zamanlarda bunun üstünde durmaya çalışıyorum, en azından bahsetmeden geçmiyorum. Ama inanın zor bir şey bu benim için. Sizi pek de açmayan bir konuda konuşup durduğunuzu düşünün. Neyse.
Sabahtan ya da öğleden sonra, günün bir bölümünde işte, kütüphaneye gitmeye çalışıyorum. Doğrusu çok fazla durmuyorum ama en azından dışarı çıkmış olmak ve bir şeylere odaklanmak konusunda işimi görüyor. Sayılır. Geçen cuma yds publishing'in sınavı vardı. Pardon, sınavları. Sabah tyt, öğleden sonra ydt. Çok kötüydü. Kötü demiyorum bakın, ÇOK kötü. Belki de şimdiye kadar girdiğim en zor iki sınavdı. Eve döndüğümde tam anlamıyla eşek tepmiş gibiydim. Öyle ki her yerim ağrıyordu. Manevi bir ağrı değil bu, maddi bir ağrı. Resmen kaslarım falan ağrıyordu. Belki de zavallı bir bahane ama hafta sonu boyunca kendime gelemedim.
Cumartesi günü Whiplash diye bir film izledik. Bayağıdır adamakıllı sinema gecesi yapmıyorduk. İyi bir geri dönüş oldu çünkü film iyiydi. Deli manyak hırslı inatçı bir baterist genç hakkında. Ayrıntıya girmeyeceğim. Tavsiye ederim.
Bugün iki bin altı lys dil sorularını deneme olarak çözdüm. Vaktinden önce bitirdim. Ve yetmiş bir doğru, dokuz yanlışım çıktı. İlk, yetmiş üstü doğru sayım. Bu yüzden mutlu hissediyorum. Ama içindeki bir iki soru daha önceden sağda solda çözdüklerimden çıktı. Biraz üçkağıtçılık gibi geliyor. Ne bileyim ya da sorular kolay denk gelmiş gibi falan. Neyse.
Bu defa hakikaten müzikal açıdan besleyici bir şeyler dinleyin istiyorum. Size de yazık.
Doğrusu başta bunun derslerle ve çalışmakla ilgili bir günlük olacağını yazdığım için ve gitgide konuyu dağıttığım için (her zamanki gibi, odağımı hep kaybediyorum) alttan alta bir eleştiri aldım sanırım. Yani ben öyle anladım, bilemiyorum. Farkındaysanız son zamanlarda bunun üstünde durmaya çalışıyorum, en azından bahsetmeden geçmiyorum. Ama inanın zor bir şey bu benim için. Sizi pek de açmayan bir konuda konuşup durduğunuzu düşünün. Neyse.
Sabahtan ya da öğleden sonra, günün bir bölümünde işte, kütüphaneye gitmeye çalışıyorum. Doğrusu çok fazla durmuyorum ama en azından dışarı çıkmış olmak ve bir şeylere odaklanmak konusunda işimi görüyor. Sayılır. Geçen cuma yds publishing'in sınavı vardı. Pardon, sınavları. Sabah tyt, öğleden sonra ydt. Çok kötüydü. Kötü demiyorum bakın, ÇOK kötü. Belki de şimdiye kadar girdiğim en zor iki sınavdı. Eve döndüğümde tam anlamıyla eşek tepmiş gibiydim. Öyle ki her yerim ağrıyordu. Manevi bir ağrı değil bu, maddi bir ağrı. Resmen kaslarım falan ağrıyordu. Belki de zavallı bir bahane ama hafta sonu boyunca kendime gelemedim.
Cumartesi günü Whiplash diye bir film izledik. Bayağıdır adamakıllı sinema gecesi yapmıyorduk. İyi bir geri dönüş oldu çünkü film iyiydi. Deli manyak hırslı inatçı bir baterist genç hakkında. Ayrıntıya girmeyeceğim. Tavsiye ederim.
Bugün iki bin altı lys dil sorularını deneme olarak çözdüm. Vaktinden önce bitirdim. Ve yetmiş bir doğru, dokuz yanlışım çıktı. İlk, yetmiş üstü doğru sayım. Bu yüzden mutlu hissediyorum. Ama içindeki bir iki soru daha önceden sağda solda çözdüklerimden çıktı. Biraz üçkağıtçılık gibi geliyor. Ne bileyim ya da sorular kolay denk gelmiş gibi falan. Neyse.
Bu defa hakikaten müzikal açıdan besleyici bir şeyler dinleyin istiyorum. Size de yazık.
Müzik iyiymiş gerçekten. Ha bir de bir adamın ilk şiir kitabının adıymış Mart Gelir, son kitabıysa "Ömür de geçip gitmekte" :D
YanıtlaSilküçük hırsızlıklarımı niçin ifşalıyorsun?
Sil