tam şu an karşımda dört nala koşan pembe bir fil var

13 Şubat 2020, Çankırı.

Bu sabah Neval ateşli uyandı. Okula gitmedi, içeride yatıyor.

Yarın akşam M. KYO gelecek. Bu yüzden heyecanlı ve mutluyum.

Dün sabah kalktığımızda her yer bembeyazdı. Okullar tatil olmadı. Öğleden sonra tüm karlar eridi. Karşıdaki dağda bile gram kar kalmadı.

Dün öğlen yemeğe babamla mükemmel bir yoğurt çorbası yaptık. Akşama doğru babam içine su eklemiş. Tatsız tuzsuz saçma bir şey olmuş.

İngilizcede iyice soru çözme serüveninin içine girdik. Doğrusu beklediğim kadar iyi değilim. Dün bir deneme yaptım kendime, altmış üç doğru. İlk denememde otuz bir doğru yaptığım için gelişme olduğunu varsayıp sevinsem mi, on yedi yanlışı nasıl yaptım diye üzülsem mi bilemedim. Bilemedim ama üzüldüm.

Yarın tyt denemesi var. Bu konuda yorumum yok.

Dibimizdeki ortaokulda teneffüse çıkan çocuklar deli gibi gürültü yapıyor ve zilleri "sevgili öğrenciler teneffüs zamanı..." ile başlayan saçma cümle ile beraber bir dakikayı geçecek kadar uzun. Okulun zillerine suikast düzenlemekle ilgili hayaller kuruyorum.

Henüz yks başvurumu yapmadık. Ama aklımızda. Geçen kıyısından döndüğüm felaketler aklımızı başımıza getirmiş gibi duruyor.

Günler uzuyor ve artık bu hissediliyor.

İnsanlar sahip olduklarını ve ihtiyaç duyduklarını bile bilmedikleri sonsuz şeye sahip ama hâlâ şükürsüz. Dibine kadar insan olduğum gerçeği canımı sıkıyor.

Geçen hafta sonu Neval'le Ankara'ya gittik. Sanırım o zamandan beri dışarı çıkmadım. Dışarı çıkmalıyım.


*********

Yorumlar

Popüler Yayınlar